![]()
Hasan Aktaş, özellikle Anadolu’nun toplumsal dokusunu, eğitim mücadelesini ve bireyin feodal yapılar ile modern şehir hayatı arasındaki sıkışmışlığını ele alan toplumcu gerçekçi bir yazardır. 1952 yılında Konya’nın Yunak ilçesinde, Yeşilyayla köyünde doğan yazar, matematik eğitimi almasına rağmen edebi dünyada insan ruhunun derinliklerine ve toplumsal sorunlara odaklanan eserleriyle tanınmıştır
Hasan Aktaş’ın eserleri, yazarın kendi yaşam deneyimlerinden, öğretmenlik yıllarından ve Anadolu’nun çeşitli köylerindeki gözlemlerinden beslenir. Yazarın üslubu, yalın bir dille örülmüş, süsten uzak ancak tasvir gücü yüksek bir nitelik taşır.
Hasan Aktaş’ın eserleri, genel olarak Anadolu insanının yaşam mücadelesini, toplumsal baskıları, göç olgusunu ve eğitim ideallerini odağına alan toplumcu gerçekçi bir çizgide yer alır. Aktaş’ın romanları, Türk edebiyatındaki “Köy Romanı” geleneğinin modern bir devamı niteliğindedir. Matematikçi kimliğinin getirdiği mantıksal bir kurgu yapısı hissedilir; olaylar neden-sonuç ilişkisi içinde, abartıya kaçmadan sunulur.
1. Pes: Bir Eğitim ve Varoluş Mücadelesi
Hasan Aktaş’ın ilk romanlarından biri olan Pes (2006), özellikle Anadolu’dan şehre uzanan eğitim mücadelesini odağına alır. Roman, Yunak’ın köylerinden çıkan ve okuyarak hayatını değiştirmeye çalışan Osman karakteri üzerinden, dönemin sosyo-ekonomik zorluklarını işler. Eserde, köylülerin toprak paylaşımı kavgaları, “münevver” (aydın) kesimin halktan kopukluğu ve bir gencin idealleri uğruna göğüslediği yalnızlık etkileyici bir dille anlatılır.
2. Buz Gibi Sıcak: Feodalizm ve Şiddetin Gölgesinde
2008 yılında yayımlanan Buz Gibi Sıcak, daha sert toplumsal temalara, kan davalarına ve hapishane yaşantısına odaklanır. Eserde, Subaşı köyünde işlenen bir cinayetin ardından gelişen olaylar ve Ziya Dayı karakterinin hikâyesi üzerinden intikam kültürü sorgulanır. Yazar, bu romanında feodal bağların insan yaşamını nasıl bir “buz gibi sıcak” ikileminde bıraktığını, şiddetin kuşaklar boyu nasıl aktarıldığını gözler önüne serer.
3. Kırılamayan Zincirler: Kadın Hakları ve Bireysel Özgürlük
Yazarın 2025 yılında yayımlanan Kırılamayan Zincirler romanı, önceki eserlerindeki toplumsal eleştiriyi daha bireysel ve psikolojik bir düzleme taşır. Roman, ana karakter Meral’in hem eski kocasının yarattığı travmalar hem de babasının otoriter tutumu karşısındaki direnişini anlatır. Eser, kadının kendi ayakları üzerinde durma çabasını desteklerken, toplumun bireye vurduğu görünmez “zincirleri”, mahalle baskısını, zoraki evlilikler ve ailevi yükümlülükleri derinlemesine analiz eder.
Genel Değerlendirme ve Üslup
Hasan Aktaş’ın romanlarında dikkat çeken en önemli unsur, karakterlerin doğallığıdır. Karakterler; hataları, korkuları ve yöresel ağızlarıyla (örn. “ışş”, “gız garı”) ete kemiğe bürünür. Bir matematikçi olmasının getirdiği kurgusal disiplin, olayların neden-sonuç ilişkisi içerisinde akıcı bir şekilde ilerlemesini sağlar.
Sonuç olarak Hasan Aktaş, eserlerinde sadece bir hikaye anlatmakla kalmaz; aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme sürecindeki sancılarını, köyden kente göçün yarattığı kimlik krizlerini ve her şeye rağmen sönmeyen bir umudu belgeler. Onun kaleminde Anadolu, hem tüm sertliğiyle bir gerçeklik hem de tüm sıcaklığıyla bir sığınaktır.
Gülsün Alp

