Kitap hakkında
Sevda Yeli’yle çıktığım şiir yolculuğuna, Unutmadım Seni ile devam ediyorum. İlk kitapta başlayan duygular, hatıralar ve sözcükler burada başka bir zamana, başka bir sese dönüşüyor. Bir kitaptan diğerine uzanan bu yolculukta değişen yalnızca kelimeler değil; insanın yaşadıklarıyla birlikte derinleşen bakışı, hafızası ve dünyaya bıraktığı izlerdir.
Bu kitap, biraz da böyle bir birikimin sesidir.
Buradaki şiirlerde aşk yalnızca iki kişi arasında yaşanan bir duygu değildir. Aşk; hatırlamanın, direnmenin, özlemenin, yeniden başlamanın ve insanı insana yaklaştıran bütün o görünmez bağların adıdır. Kimi zaman bir sevgilinin yüzünde, kimi zaman memleketin dağlarında, kimi zaman sürgünün uzun sessizliğinde, kimi zaman bir annenin sesinde kendini gösterir.
Çünkü hayat, birbirinden ayrı sandığımız duyguları aynı yürekte taşır.
Sevinçle keder yan yana durur. Aşk, ayrılığın içinden geçer. Hasret, hafızaya dönüşür. Hafıza, yalnız geçmişi saklamaz; geleceğin nasıl kurulacağını da fısıldar. Bu yüzden bu kitapta unutmak kadar hatırlamak, gitmek kadar kalmak, susmak kadar söz söylemek vardır.
Şiirin bir görevi de tanıklık etmektir.
Yoldaş Güneş
Kitaptan bir bölüm
Unutmak değil bu,
Bir yarayı içte tutma biçimi.
Adını susturdum içimde
Gecenin en ağır yerinde,
Bir çentik gibi kaldın zamana.
Sıcaklığın değdi mi
Dağların dili çözülür,
Suskunluk bile eğilir.
İnsan kendine ağır gelir o an.
Yeryüzü bizim izimizle açılır,
Güneş bizden öğrenir doğmayı.
Bir rüzgâr ansızın bölünür,
Bir kuş yönünü kaybeder,
Bir çocuk sesi yarım kalır.
Ben sende
Dünyanın kırık haritasını okurum.
